BİRAZ SOHBET “DİLRUBA SARIÇİMEN”

0
shares
Share on Facebook
Share on Twitter
Share on LinkedIn
Pin to Pinterest
+
What's This?

Herkese merhaba. Umarım hepiniz iyisinizdir. Sayfamızda yeni başlattığım “Biraz Sohbet” serisinin ikinci bölümündeki konuğum Dilruba Sarıçimen. Ben bu yazıyı hazırlarken ilkini okuyup okumadığınızı bilmiyorum ama okuduysanız umarım beğenmişsinizdir ve ikinciye şans vermek için bu yazıya gelmişsinizdir. Uzatmadan size çok keyifli röportajımızı sunmak istiyorum.

Öncelikle hoş geldin. Kırmayıp kabul ettiğin için sana çok teşekkür ederim. Bu röportaj benim için ve eminim takipçilerin için gerçekten önemlidir. Hemen sorulara geçmek istiyorum.

-Bize biraz kendinden bahseder misin?

Hoş buldum, bu benim ilk röportajım çok heyecanlıyım 😀 Ben Dilruba, 22 yaşımdayım, İstanbul’da yaşıyorum. İstanbul Ticaret Üniversitesi’ndeyim, Psikoloji okuyorum, 3. Sınıfım.

-Büyümeye başlayan bir isimsin, beğenerek seni takip eden insanlar var. Sosyal medyaya girme serüvenin nasıl oldu?

Aslında çok hikayesi olan bir başlangıcım yok, çok uzun zamandır Instagram kullanıyorum, hesabı açtığım günden beri de kendimce fotoğraflar çekip paylaşıyorum. Son 1,5 yıldır hesabımı herkese açık kullanıyorum ve sevdiğim ilgilendiğim ne varsa paylaşıyorum. Zamanla daha çok insanla bir araya gelmeye başladık, öyle hep beraber takılıyoruz %85’i kadın olan kocaman bir WhatsApp grubu gibi samimiyetimizi böyle tanımlayabilirim 😀

-Sosyal medya sürecini nasıl idare ediyorsun? Özellikle evde kaldığımız şu bir buçuk aylık dönemde içerik üretmek nasıl oluyor, zorlandın mı?

O kadar zorlandım ki gerçekten bu kadarını beklemiyordum. Karantina süreci başlarken, haftada en az 2 video atarım, Instagram’da zaten aktif olurum iyi olur diye planlar yapıyordum. Youtube’a 6 video falan attıktan sonra duraksamaya girdim, çünkü evde kendime ait alanımda çekecek bir şey kalmadı. Ayrıca ruh halimiz de çok inişli çıkışlı olabiliyor bu süreçte. Kendimi her gün paylaşım yapacak enerjide bulamadığım zamanlar oluyor. Her şeyin yoluna girmesini bekliyorum, sağlığımıza bir kavuşalım kaldığımız yerden devam ederiz.

-Yakın çevrenin sana verdiği tepkiler nasıldı bunu duyduklarında?

Dediğim gibi ben gerçekten ‘Influencer/blogger/youtuber’ (her nasıl tanımlıyorsanız) oluyorum diyerek başlamadım.  Zamanla ilerledikçe yakın çevrem de hep destekledi, desteklemeye de devam ediyorlar buradan onlara çok kalp.

-Çoğunluğun bildiği bir “Kapsül Dolap” videon var. Bu kapsül dolap olayı nasıl başladı, anlatır mısın?

Ay bunun bence çok komik bir hikayesi var. Bundan 3 ya da 4 yıl önce inanın hatırlamıyorum tam, bir blogta ‘Proje 333’ başlıklı bir yazı gördüm, başladım okumaya. 33 parça kıyafetle, 3 ay geçirme temalı bir proje olarak özetleyebilirim. Fikir çok hoşuma gitti, dedim hemen ben de yapacağım, gittim dolabıma. Başladım kıyafetlerimi saymaya, saydım sonuna geldi 33 parça etmedi kıyafetlerim o yüzden ayakkabılarımı falan da ekledim. Toplam 32 parça mı ne etti. O an fark ettim ki ben zaten ömrümü böyle geçirmişim 😀 Daha sonra giyim tarzım sevdiğim renkler biraz daha şekillenmeye başlayınca, her alışverişimi bu aldığım diğer aldıklarıma da uyar mı şeklinde yaptım. Videomda da görebilirsiniz, hepsini birlikte giyebiliyorum, neredeyse hep birbirine uyuyor. Bir de basic giyinen ve böyle giyinince çok mutlu hisseden biri olduğum için çok çok daha kolay benim için. Giymediğim hiçbir şeyi elimde tutmuyorum ya ihtiyaç sahiplerine veriyorum ya da internet üzerinden satışa koyup onun parasıyla daha fazla giyeceğim bir kıyafet alıyorum. Bu şekilde bir döngü oluşturdum.

Moda anlayışını ve tarzını nasıl tanımlarsın?

Basic ve gösterişsiz. Modayla pek ilgilenmiyorum (bakınca da anlaşılır :D), yani bir şeyleri sırf trend diye alıp giymem, bana uyması ve giydiğimde iyi hissetmem önemli benim için. Basic giyinmenin en iyi yanı zamansız olması bence, bir krem mom jean ve bir beyaz tişört, ömrümün sonuna kadar giyebilirim gerçekten.

-Vazgeçilmez bir parça var mı dolabında ya da günlük hayatında?

Hayır yok, nesnelerle aramda o derece bir ilişki kurmuyorum, hiçbir nesnem benim için vazgeçilmez değil. Telefonuma bir şey olursa üzülürüm ama ona bir şey olmasın 😀

-Çevre dostu olduğunu ve ona yönelik ürünler kullandığını biliyoruz. Bu senin için nasıl başladı? Sence bunu gerçekten yapabiliyor musun?

Ben daha çok başındayım, hiçbir şeyi hayatımda %100 uygulayamıyorum öncelikle bunu söylemek isterim. Sıfır Atık Başlangıç Kiti adında bir videom var. Orda kullandıklarım tamamen benim kişisel hayatımda değiştirebildiğim ufak şeyler. Su matarası, çelik pipet, bez çanta gibi. Buraya kadar sıkıntı yok. Ama mutfakta ya da banyoda bunu sürdüremiyorum, çünkü ailemle yaşıyorum ve annemin belli bir düzeni var. Ben sadece ona kendi öğrendiklerimi anlatabilirim ama düzenini değiştiremem, daha sürdürülebilir alışkanlıklar edinmek onun tercihine kalmış bir şey. Ben sadece kendimde değiştirebildiğim şeyleri değiştirmeye çalışıyorum, bir gün kendi evim olduğunda çok daha fazlasını yapmak istiyorum.

-Tarzını beğendiğin veya ilham aldığın bir isim var mı?

Instagram’da severek takip ettiğim, ilham aldığım birsürü insan var. @ellesuko videoları ve editleri, @dokuzuncukat fotoğrafları ve @yildizvelatte ‘nin evi. İlk aklıma gelenler bunlar oldu.

-Instagram dışında YouTube kanalın da var. Bu süreç nasıl gidiyor, YouTube’da olmak senin için nasıl? Nasıl ilerliyor?

Evet ben sabırsızım hemen bahsettim diğer sorularda. Instagram’a göre çok daha fazla emek verdiğim bir yer, 10 dakikalık bir videonun arkasında 7 saat var, acemiyim henüz hızlanamadım 😀 YouTube’a başlamamın sebebi Instagram’da paylaştıklarımın daha uzunlarını paylaşabilmek. İyi gidiyor şu an, çok güzel geri dönüşler de alıyorum.

-İstanbul’da olman bu işe başlamanda önemli oldu mu?

Sen sorana kadar pek fark etmemiştim ama artıları olmuştur tabii, özellikle benim cafe cafe gezdiğimi düşünürsek, evet burda çok seçenek var 😀

Markalardan ya da sayfalardan iş birliği teklifi alıyor musun? Süreç nasıl işliyor senin için?

Evet ara ara oluyor. Genelde marka ürün gönderip denememi, kullanmamı ve paylaşmamı istiyor. Ben, benim tarzım olmayan, kullanacağımı düşünmediğim ürünler için nazikçe istemediğimi söylüyorum. Kullanmadığım ürünleri elimde biriktirmek beni çok rahatsız ediyor, sırf hediye diye evde kullanmadığım şeylerin birikmesini istemiyorum.  

-Kendini 5 yıl sonra nerede görüyorsun?

Kendimi 5 yıl sonra alanında ilerleyen bir psikolog olarak görmek isterim 😀 (inşallah ve çok kalp).

-Psikoloji dışında ilgilendiğin bir alanda kendini geliştirip belki kendine ait ürünlerin olduğu bir marka çıkarmak istiyor musun?

Profesyonel fotoğrafçılık eğitimi alıp o yönde daha fazla şey yapmak istiyorum, bir de beni yansıtan minik bir cafem olsun istiyorum ‘Dilruş Cafe’ bu marka sayılır mı 😀

-Bu alanda ilerlemek isteyen birçok insan var. Onlara önerilerin neler?

Ben de daha başındayım, çok bilmişlik yapmak istemiyorum ama şunları söylebilirim; kendiniz olun, sınırlarınızı ve yapmak istediklerinizi belirleyin, sabırlı olun ve her zaman bir B planınız olsun, çok yönlü olmak her zaman fayda sağlar.

-Bu yazıyı okuyan takipçilerin olacak ve belki aralarına o zamana kadar yenileri de katılacak. Onlara ne söylemek istersin?

Eğer yeni geldiyseniz hoş geldiniz, buradaysanız umarım iyisinizdir ve kendinizden bir şeyler bulabiliyorsunuzdur. Bir de umarım ileride Dilruş Cafe’de bir kahve içeriz <3

Bazı sorularım var sosyal medya hesaplarınla ilgili hazırsan başlıyorum. Video çekmeye başlama fikri ne zaman kafanda oluştu?

6 ay önce oluştu sanırım, fazla geçmişi yok 😀

İlk videonu yayınladıktan sonra nasıl geri dönüşler aldın?

Çok fazla destek mesajı ve yorumu geldi, bu çok mutlu etmişti beni. Elimdeki imkanlarla bir arka plan oluşturdum özellikle ona gelen güzel yorumlar çok değerliydi benim için, orayı oluşturmak için çok emek harcadım gerçekten

Okuduğun en ilginç ve en komik yorumları paylaşır mısın?

Çok düşündüm ama aklıma gelmedi ya bu soruyu atlasak mı 😀

Okulda hiç “Aaa sen o YouTube’da ki kız değil misin?” tepkisi aldın mı?

Hayır almadım, sadece beni tanıyanlar başarılar dilemek için geldiler, bir de okulda beni ders dışında pek gören yoktur sadece derse gidiyorum hahahahah 😀

Bir YouTuber’la video çekme şansın olsa kimi neden seçerdin?

Damla Altun ve Cansu Dengey

Kanala konuk almayı planlıyor musun?

Şu anlık öyle bir planım yok ama ilerde neden olmasın.

Farklı video serileri ekleyecek misin?

Aklımda birkaç fikir var ama serilerin konseptinin çok fazla değişeceğini düşünmüyorum.

Bir seçim yapman gerekse en sevdiğin/en içine sinmeyen videon hangisi olurdu?

En sevdiğim video ilk yayınladığım sessiz vlog. İçime sinmeyen video ise kombin videom o da arka plandan dolayı, sonradan beğenmedim 😀

Sosyal medyada çok zaman geçirir misin?

Genelde evet, hele bu süreçte çok fazla geçirdim.

Hiç stalk yapar mısın, yaptıysan eğer yanlışlıkla beğendin mi?

Çok sık yapmıyorum, hayır beğenmedim 😀

Canını sıkan bir yorum aldın diyelim yorumu yapanın profili inceler misin?

Evet, kesinlikle açıp bakıyorum genelde fake hesap oluyor.

Fotoğraflarını düzenlerken uygulama kullanır mısın?

Vsco Cam M5 efektini kullanıyorum, Preview’de feed düzeni oluşturuyorum

İlk kez takipçilerinden mesaj gelmeye başladığında ne hissettin, nasıl bir duyguydu?

Gerçekten uzaktan da olsa ortak bir noktada birleştiğimiz birçok insan var

Takipçi etkinliği yapmayı düşünüyor musun?

Bu soruyu da atlayabiliriz, ileride olabilir belki ama organizasyonu zor biraz.

Şimdi farklı sorularım var. Bunlara aklından geçen ilk cevapları vermeni istiyorum senden.

1-Türk bloggerlerdan tarzını en sevdiğin üç isim:

Cansu Dengey, Damla Altun, Elif Taştekne

2-İstanbul’da en sevdiğin mekân

Guten Morgen

3-Bir bitki olsan hangisi olurdun?

Monstera

4-Hiç yorum sildin mi?

Evet

5-Dilruba’yı üç kelimeyle anlatsan…

Umutlu, kararlı, heyecanlı

6-Instagram mı, YouTube mu?

Instagram

7-Minimalizm mi karmaşa mı?

Minimalizm, minimalizm, minimalizm

8-En son izlediğin film?

Dangerous Lies

9-Online alışveriş mi mağaza alışverişi mi?

Mağaza alışverişi

10-Bilmediğin bir siteden fiyatı uygun diye alışveriş yaptın mı?

Evet yaptım

11-Bir sayfayı takibe alacaksın. Sayfa düzeni mi kaliteli içerik mi?

İkisi birlikte 😀

12-Beğendiğin postların altında uzun yazılar varsa okur musun?

Okurum

13-Hatır için sayfa takip ettin mi?

Evet

14-Evde zaman geçirmek için en çok yaptığın iki şey…

Dizi izlemek ve kendin yap projeleri

15-Dışarı çıktığında ilk yapacağın iş…

Sevdiklerimle en sevdiğimiz yerlerde kahve içip sohbet etmek

16-Evcimen misin, dışarda hayat var diyenlerden misin?

Kendi evim olunca evcimen olacağım, şimdilik dışarda hayat var 😀

17-Seni sinir eden insan tipi…

Saygısız ve anlayışsız insanlar

18-Kendinde sevmediğin bir özellik

İnatçıyım

19-En iyi özelliğin…

Pozitif olabilmek, düşünebilmek

20-Plan program mı ana göre yaşamak mı?

Ortaya karışık lütfen 😀

21-Bir dizi de yaşamak istesen…

Anne with an E <3

Tekrar çok teşekkür ederim, çok eğlenceliydi. Sevgiyle kal …

Ben teşekkür ederimmmm, güzel oldu bence <3


Şevval Dağdelen

“Moda: senin kalıbın, senin kuralların.”


Bu yazıdaki referanslar: youtube.com/channel/UC_0ZQ2vlrKIf5PxTnaX7Xjg

instagram.com/dilrubasaricimen/


Subscribe our YouTube Channel!

Follow us on Instagram!

Tüm medya mecralarımızı takip etmeyi unutmayınız. Share Now:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir