ÇEVRECİ BİR MODA ANLAYIŞI MÜMKÜN

81
shares
Share on Facebook
Share on Twitter
Share on LinkedIn
Pin to Pinterest
+
What's This?

Yaşadığımız gezegeni ne kadar koruyabiliyoruz? Bu sorudan önce asıl sormamız gereken şey şu “Yaşadığımız dünyayı ne kadar tanıyoruz ve bunca zamandır dünyamızı korumak için ne yaptık?”. Cevap basit aslında, sadece tükettik. Her şeyi doyumsuz bir şekilde tükettik ve buna devam ediyoruz. Aslında bakarsanız tükettiklerimizi de bilinçsizce doğaya geri bıraktık. Evimiz, yuvamız olan doğayı da kendi haline bırakıp hayatlarımıza devam etmeye başladık. Çevre kirliliğine ya da bilinçsizliğe değinip kamu spotu gibi konuşmayacağım. Sadece küçük bir hatırlatma bırakmak istiyorum sizlere.

İnsan sağlığı ve doğanın temizliği için geri dönüşümün önemini umarım iyice kavrayabiliriz.

2019 G7 zirvesinin toplantı konusu güvenlik, iklim değişikliği ve kadın-erkek eşitliğindeki adaletsizlikleri gidermek ayrıca küresel ısınma nedeniyle moda evleriyle iş birliğine gidilerek, sürdürülebilir moda üretimi gündeme ele alınacak. Zirveye, Gucci, Kering, H&M ve Zara’nın ana şirketi Inditex’in de dahil olduğu 20 moda evi katılacak. Moda endüstrisinin 2050’ye kadar dünyaya salınan karbon payının yüzde 25 olacağı öngörülüyor. Sürdürülebilir moda dediğimizde, akla ilk olarak çevre dostu, hayvan haklarını koruyan ve farkındalığı yüksek bir tasarım ve üretim etiği geliyor. Son yıllarda moda sektörü de bilinçleniyor, bu konuda adımlar atıyor. Günümüzde modanın sürdürülebilir olması oldukça önemli. Çünkü, yapılan araştırmalara göre, moda endüstrisinin karbon etkisi havayolu endüstrisinden daha büyük. Kısacası, moda endüstrisi dünyadaki kirliliğe en büyük etkilerden birini gerçekleştiriyor. Ancak sürdürülebilir bir moda anlayışıyla birçok kirliliğin geçebiliriz. Kısaca yapmamız gerekenler basit:

1. Var olanı koruyarak elimizdeki kıyafetleri uzun süre giymeye özen göstermeliyiz.

2. Bir giydiğimi bir daha giymem anlayışından uzaklaşmak gerek.

3. Elimizdeki kıyafet artık tamir olamayacak, kurtarılamayacak hale geldiyse, ondan vazgeçmeden önce onu dönüştürmeyi denemeliyiz.

4. Değerini kaybetmemiş, kullanılabilir durumda olan ancak sahibi tarafından artık kullanılmak istenmeyen ürünleri yeniden kullanıma kazandırabiliriz.

5. Çevreye duyarlı, çalışanların haklarına saygılı, doğal hammaddeler ve geri dönüştürülmüş materyaller kullanmaktan çekinmeyen markaları tercih etmek, hem sürdürülebilir moda anlayışına sahip kuruluşların ve girişimcilerin önünü açacak, hem de diğer markaların kendilerine çekidüzen vermesine sebep olacaktır.

Yeni gelen neslin çevreye daha duyarlı hareketlerde bulunduğunu söylemeden de geçmeyelim tüm bu olayların yanında. Hem yerli hem de çevre dostu ürünleriyle göğsümüzü kabartan genç girişimcilerin varlığı geleceğe daha da umutla bakmamızı sağlıyor. Severekte alışveriş yaptığım ve gerçekten önemli bir amaç için kurulmuş birkaç markadan bahsetmek istiyorum sizlere.

1- Less Sürdürülebilir Yaşam Gereçleri

Farkındalık yaratmak amacıyla sosyal platformlar üzerinden ‘Nasıl bilinç oluşturabiliriz?’ sorusuna cevap arayan, doğa dostu alternatifler üreten, modern hayatı daha az atıkla yaşamanın mümkün olduğunu topluma anlatmak isteyen ve bu amaca hizmet edecek piyasada eksik gördüğü ürünleri üreten bir sosyal girişimdir. Tek kullanımlık plastiklerin bir zorunluluk olmadığını, sürdürülebilir ve çevreye zararı olmayan ürünlerin -toplumun genel algısının aksine- pratik kullanımının olduğunu göstermeyi, bunları tüketiciye sunmayı ve elde ettiği gelirin bir kısmını topluma fayda sağlayacağına inandığı kurumlarla iş birliği yaparak daha iyi bir dünya için katkıda bulunmayı görev edinmiştir.

2- SuCo Matara

SuCo’nun ürün gamında; “sıfır atık yaşam” ve “tek kullanımlık plastik atığı azaltma” hedefi ile özenle seçilen ve üretilen mataralar, matara aksesuarları, bez çanta ve keseler yer alıyor. Kullanıcıların günlük hayatının bir parçası olarak konumlandırılan SuCo ürünlerinin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamak amacıyla, her koleksiyon farklı hedef kitlelere hitap edecek yeni tasarım ve ürünlerle destekleniyor. Kısaca doğaya olan negatif etkimizi azaltmaya ve “geri verme” bilinciyle çalışmaya gayret gösteriyoruz.

3- IAMNOTBASIC

Markamızı kurma aşamasındayken, içinde bulunduğumuz moda sektörünün çevreye ve çalışanlarına karşı daha duyarlı olması gerektiğini fark ettik. Hızlı modanın hızla dolaplarımızı doldurması ve aynı hızla çevremizi kirletmesi açıkçası uykularımızı kaçırdı.

Üstelik globalde yaklaşık 60 milyon kişinin çalıştığı tekstil sektöründe işçilerin haklarının gerektiği gibi korunmadığını gördük. Kaliteli ve ulaşılabilir ürünlerin eksikliğini zaten biliyorduk, duyarlı markaların eksikliğini de böylece gördük.

4- Restore

 Moda bir yandan sezonlara ve sürekli değişen trendlere bağlı olarak bizleri ihtiyaç duyduğumuzdan fazlasını almaya yönlendirirken diğer yandan da ‘’özel, eşsiz, ayrıcalıklı’’ olmak beklentisi yarattığı halde her tasarımı sayısız kez çoğaltarak giyinmeyi sıradanlaştırıyor hatta tektipleştiriyor.

Moda endüstrisi çevre kirliliğinin en büyük sorumlularından biri. Hammaddenin elde edilmesinden başlayarak bir ürünün satış noktasına ulaştırılmasına varan süreçte çok sayıda kimyasal, yüksek oranda enerji ve temiz kaynak tüketiliyor. Bu çevresel kötü etkilerin yanı sıra kötü çalışma koşullarından çocuk işçilere, mesleki hastalıklardan iş cinayetlerine, tüketim çılgınlığından yeme bozukluklarına kadar birçok sosyal ve kültürel çarpıklıkta da ‘’hızlı moda” endüstrisi sorumluluk sahibi.

Bu doğrultuda üç yıl süren derinlemesine araştırma ve çalışma sonucu kolay ve hızlı tüketilen modaya karşıt zamansız bir giyinme fikri olarak Restore’ u yarattık.

5- Hip+Happen

 Sürdürülebilir modayı, “bize ve bizden sonraki nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için ekonomik, ekolojik ve etik olarak bilinçli üretime geçmek” olarak tanımlayabiliriz. Bilinçli bir tüketicinin, uyması gereken kuralların başında aldığı üründe kullanılan kumaşlara, malzemelere ve bu üretimin hangi şartlar altında yapıldığına dikkat etmesi gerekiyor.

İlham veren çevre dostu üreticileri tebrik ediyoruz.

Daha yeşil bir dünyada sağlıkla yaşamanız dilekleriyle…


Şevval Dağdelen

“Moda: senin kalıbın, senin kuralların.”


Bu yazıdaki referanslar: www.uplifers.com/surdurulebilir-moda-hem-tarz-sahibi-olup-hem-cevreci-kalabilmek/

www.mataramasu.co/pages/hikayemiz

www.lessisonline.com/hakkimizda

restorejeans.com/pages/biz-kimiz

www.lofficiel.com.tr/be-well/vicdanli-bir-moda-mumkun

hipandhappen.com/en/who-we-are

www.samdan.com.tr/roportajlar/2020/02/19/zamansiz-ve-cevreci-bir-yaklasimi-benimsiyoruz


Subscribe our YouTube Channel!

Follow us on Instagram!

Tüm medya mecralarımızı takip etmeyi unutmayınız. Share Now:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir